Beslenme Şeklinin Sağlıkla İlişkisi Nedir?

 

Beslenme Şeklinin Sağlıkla İlişkisi Nedir?

           

            Tüm medya ve sosyal medyada, sıklıkla karşımıza çıkan konulardan birisi, sağlık ile ilgili konularda beslenmeye dikkat edilmesi gerekliliğidir. Peki, bu kadar yaygın şekilde vurgulanan beslenmenin sağlıkla ne tür bir ilişkisi vardır ve bunu bu kadar önemli hale getiren nedir? Bu sorular aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacaktır.

 

 1. İnsan Vücudunun Yapısı

 

            Beslenmenin sağlıkla olan ilişkisini anlamak için, öncelikle insan vücudunun yapısına göz atmak gerekmektedir. İnsan vücudu, ağırlıklı olarak su, bunun haricinde kas, kemik ve yağ dokularından meydana gelmektedir. Görüldüğü üzere, aslında vücudumuzu oluşturan her şey bir anlamda tükettiğimiz besinlerden meydana gelmektedir. Tabiki bu durum bu kadar basit değildir. Ancak şöyle söylenebilir, içtiğimiz su, vücudun su takviyesini, yağ ve yağlı besinler vücudumuzdaki yağı, et ve süt gibi proteinli yiyecekler ise kas ve kemik kısmını temel olarak düzenlemektedir. Bu, söz konusu ilişkinin en temel özetidir, ancak her biri kendi içerisinde oldukça yoğun ve karmaşık süreçlerden geçmektedir.

 

 2. Beslenmenin Yetersiz Oluşu ve Hastalıkların Meydana Gelmesi

 

            Bitkisel ve hayvansal kaynaklı her türlü yiyecek, kendi içerisinde vücudumuzdaki belli başlı sistemleri çalıştıracak özel alt moleküller barındırmaktadır. Bu moleküllerin açığa çıkması için gerekli olan enerjiyi bile vücut besinler yoluyla almaktadır. Şayet, sistemlerin çalışması için gereken herhangi bir besin maddesi alınmaz ise, o sistem çalışamayacak ve sonrasında işlevini kaybedecektir. Bu durum bizlere hastalık olarak yansımaktadır. Bir sistemdeki hasar ise, daha sonra başka bir sistemin çalışmasını engelleyecek ve vücut sağlığını git gide daha çok kaybedecektir.

 

 3. Besin Maddelerinin İşlevleri

 

            Vücudun besinleri kullanma mekanizmasının anlaşılması için bazı örnekler yolu ile açıklama yapılacaktır. Temel olarak, beslenme içeriğinde bulunması gereken beş çeşit besin ögesi vardır: karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral. Karbonhidratlar, vücut içerisinde yakıldığında, enerji vermekle sorumludur. Ancak fazla alınıp, kişi hareket etmez ve bu karbonhidratları yakmaz ise, yağa dönüşmekte ve fazlası vücutta depolanmaktadır. En bilinen karbonhidrat kaynakları undan yapılan yiyeceklerdir. Esasen, diyetlerde öncelikle ekmeğin kesilmesi de bu sebepledir.

 

            Proteinler, yumurta, et ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalarda çok sık bulunmakla birlikte, bakliyatlarda da sınırlı düzeyde mevcuttur. Proteinlerin temel işlevi kas yapısını şekillendirmektir. İç organlarımızın her birinin kas yapısında olduğu düşünülürse, proteinlerin ne kadar önemli oldukları da anlaşılacaktır. Yine yanma, kaza gibi sorunlarla karşılaşmış ya da vücut kondisyonunu geliştirmek isteyen kişilere bu tür besinlerin önerilmesinin nedeni de budur. Yağlar ise, tüm bu besinlerin içerisinde bir miktar bulunmakta olup, temelde yeni hücrelerin yapımında işlev gören, hormonların yapısını oluşturan ve çalışmasını sağlayan, dahası iç organların korunmasına yardımcı olan besinlerdir. Fazlası vücut ve hormon sistemlerini bozabileceği gibi, eksikliği de yine benzer sorunlara yol açacaktır. Bu temel besin ögeleri dışında vitamin, mineral ve su da, yine sistemlerin çalışması açısından önemli besin ögeleridir. Örneğin bir mineral olan kalsiyumun eksikliği, kemik erimesine neden olabilmektedir. Dolayısı ile bu ve bunun gibi örnekler, her bir besinin vücut sistemlerindeki rolünü açıklamaktadır ve beslenmenin sağlıkla ilişkisinin bu kadar önemli olmasının nedeni de budur.

 

Benzer İçerikler

İçeriğe ait yorumlar (0)

İçeriğe yorum bırak

Yorumlarınızın yayınlanabilmesi için (*) işaretli tüm alanların doldurulması zorunludur.